Mendil Satmaktan Olimpiyatlara

Kent Haber

Yaşadığım şehirde yaklaşık bir aydır “dezavantajlı” öğrencilere haftasonları ücretsiz kayak kursu veriliyor. Üniversiteden hocaların “Bu şehir kayak için bu kadar elverişliyken bu çocuklara neden fırsat veremiyoruz” düşüncesiyle oluşturdukları bir proje bu. Maddi ya da manevi problemler yaşayan öğrenciler her hafta yepyeni kayaklarını alıp yüzlerinde kocaman gülümsemelerle vızır vızır kayak yapıyor! Türkiye’nin Sarıkamış, Palandöken, Uludağ, Davraz, Kartepe gibi tanınmış olan ve aslında birçok ilimizde de halk tarafından bilinse de adını duyuramamış olan küçük pistlerimiz varken kış olimpiyatlarında adımızın duyulması maalesef çok uzak bir ihtimal…

Bugün o çocuklarla birlikte kayak yaptık. Fotoğraf ekleyemiyorum çünkü 32 dişimizi göstere göstere kaymaktan fotoğraf makinesini almak için arabaya kadar gidemedim bir türlü… Çocukların (“Ya düşersem” korkusununu henüz yenememiş olan 1 tanesi hariç) hepsi öyle mutlu ve kaymayı başarabildiği için öyle gururluydu ki!

Keşke çocuklara daha çok fırsat yaratabilsek… Sokaklarda ziyan olan o çocukları yetenekleri doğrultusunda yönlendirebilsek…

>Yeni Bir Kuzen Geldi =)

>

Dayımın bayramda aramıza katılacak olan minik kızı aceleci davranıp bugün doğdu =) Üstelik şimdilik benim gibi Casper beyazıymış ve yine benim gibi 2.5 kilo doğmuş. Eğer bir değişiklik olmazsa bebişin adı Ceyda olacak. İnşallah ufaklığın güzel, mutlu ve huzurlu bir hayatı olur =)

Herkesten uzakta yaşamak ne kötü, keşke miniği görmek için bayrama kadar beklemek zorunda olmasaydım…

>Çifte Bayram

>

Bugün hepimiz için önemli bir gün, Cumhuriyet Bayramı, herkesin bayramı kutlu olsun. Daha kaç yaşını kutlayabileceğiz cumhuriyetin bilemiyorum ama en azından 87. yaşı kutlu olsun.
Bu günler Deniz için de bir bayram sevinciyle geçiyor olmalı, çünkü şurada bahsettiğim gibi minik kızı erken doğmuştu hatırlarsanız. Ama hayata tutunmuş ve herşey normal devam ediyormuş, bu da son günlerde aldığım en güzel haber oldu galiba =) İnşallah herşey güzel devam eder.

>Pazartesi Hatırına

>Uykuya, eğlenceye, boş zamana, keyife doyulan bir haftasonundan sonra pazartesiyi sevmek pek mümkün değil. Madem ki pazartesi bizi mutsuz ediyor, gökyüzünü kaplayan gri bulutlarla bir olup enerjimizi emiyor bu günü güzelleştirecek bir fotoğraf olsun bugün blogumda.

Mostar’da fotoğrafını çektiğim bu güzel küçük kızın resmini aslında kendime saklıyordum. Pazartesi sabahı hangi fotoğrafımı görsem gülümserim diye bakınırken bu boncuk gözler çıktı karşıma. Dilerim bu minik güzel kız sizin de gününüze güzellik katar:)

>Keçe Pabuçlar

>Yaklaşık bir ay sonra küçük dayımın ilk bebeği ve benim 4. kuzenim dünyaya gelecek. Diğer kuzenlerimde hep çok küçük olduğum için onları sevmekle yetinmiştim. Eh, artık evim keçeler ve aklınıza gelecek her türlü malzemeyle dolu olduğuna göre bu defa ben de bebek için yapılan hazırlıklara katkıda bulunayım dedim:)

İsmi henüz belli olmadığı için kafamdaki birçok fikri bir kenara bırakıp keçeden ayakkabıcıklar dikmeye çalıştım. Başta üzerlerindeki şekiller olmak üzere yapıştırılmamış bölümleri var ama bitirmeyi bekleyemeden fotoğrafladım bile!