>Bayılırım Belaya!

>

House seyredip bendeki bu “arıza karakterlere bayılma” huyunun nereden gelmiş olabileceğini düşünürken jeton düştü:

Herşey Şeker Kız Candy’nin Terry Granchester ile tanışması ile başladı. Uyuz-yakışıklı-sarışın Anthony umurumda bile olmazken esmer-asi-arıza Terry (her ne kadar çizgi karakter de olsa) beni kendine resmen aşık etmişti. 12-13 yaşındaki tıfıl ben, okuldan geldiğimde tv karşısında Şeker Kız Candy’i beklemeye başlamıştım.

O sümüklü Candy’i nasıl kıskanır ne sinir olurdum! Candy orta yerine yayından kalktı, ben öksüz gibi kaldım…

Yeni “arıza”mı bulmak uzun sürmedi. Bir gece televizyonda tesadüfen bir film izlemeye başladım. Ana karakter Heatcliff hemen aklıma kazındı. Meğer Uğultulu Tepeler’in Heatcliff’iymiş karşımdaki! Bunca yıl geçti, bence en etkileyici ve en arıza roman karakteri hala kendisi. (Koku’daki Grenouille de pek aşağı kalmaz gerçi ama Heatcliff’in yeri ayrı.)

Anlayacağınız taa ergenlikten miras bu arıza-severlik… Suçlusu da ben değilim, hep o Terry ve Heatcliff !

>Carrie ile Buluşma

>

Özledik değil mi? Giyinip süslenip 1 Hazirandaki Sex and the City özel gösterimi ve after partye gitmek de harika olurdu!
Ben malum İstanbul’dan binlerce kilometre uzakta olduğum için sadece gidebilen arkadaşlara mutluluklar dilemekle yetineceğim… Ama içimden kıskanç cümleler savurabilirim, o konuda garanti veremeyeceğim! 
 İstanbulda yaşayan siz şanslı çoğunluk! Siz ise buraya tıklayarak Vogue Türkiye ile iki kişilik davetiyenizi alabilir ve Carrie, Miranda, Charlotte, Samantha ve tabii ki Mr.Big ile buluşabilirsiniz!

>Geçmişten…

>Tekrar evdeyim:) Yerleştirilecek eşyalar, yıkanacak kıyafetler koccamaaaan bir dağ oluşturmuş durumda. O dağ erimek için beni bekliyor ama keyifli de olsa bir yorgunlukbeni koltuğa yapıştırdı… Televizyonda bir film dikkatimi çekti ve geçmişle günümüz arasında gidip gelişi, oyuncuları ama en çok da geçmişteki görüntüler ilgimi çekti ve izlemeye başladım.

Filmin adı Tutku(Obssession) ve 2002 yapımı. Gwyneth Paltrow (Maud Bailey) , Aaron Eckhart (Roland Michell) , Jeremy Northam (Randolph Henry Ash) , Jennifer Ehle (Christabel LaMotte) Nedense bende bir hafiflik, mutluluk ve heycan yarattı… Böyle eski dönemleri anlatan filmleri çok ama çok seviyorum! Hala seyretmediyseniz bence bu filme mutlaka bir şans verin.

İşte filmden bazı sahneler ve beyazperde‘den aldığım filmin konusu:

 
    
 
      Başarılı bir akademisyen olan Maud Bailey (Gwyneth Paltrow), Christabel LaMotte (Jennifer Ehle) adlı bir Viktorya dönemi şairinin hayatını ve çalışmalarını araştırmaktadır.
      Roland Michell (Aaron Eckhart) ise İngiltere’de ünlü şair Randolph Henry Ash (Jeremy Northam) hakkında araştırma yapmakta olan bir Amerikalı öğrencidir.
     Bir gün Maud ve Roland, Ash’ten LaMotte’ye yazılmış bir dizi aşk mektubu bulurlar. İkili izleri takip ettiğinde, aşık şairlerin bir asır önce avrupada yaşadığı büyük aşkın etkisine girerler.
     Hem günümüz hem de Viktorya dönemi İngiltere’sinde geçen film, A.S. Byatt’ın aynı adlı kitabından yönetmen Neil LaBute tarafından beyazperdeye aktarılmış.