Mendil Satmaktan Olimpiyatlara

Kent Haber

Yaşadığım şehirde yaklaşık bir aydır “dezavantajlı” öğrencilere haftasonları ücretsiz kayak kursu veriliyor. Üniversiteden hocaların “Bu şehir kayak için bu kadar elverişliyken bu çocuklara neden fırsat veremiyoruz” düşüncesiyle oluşturdukları bir proje bu. Maddi ya da manevi problemler yaşayan öğrenciler her hafta yepyeni kayaklarını alıp yüzlerinde kocaman gülümsemelerle vızır vızır kayak yapıyor! Türkiye’nin Sarıkamış, Palandöken, Uludağ, Davraz, Kartepe gibi tanınmış olan ve aslında birçok ilimizde de halk tarafından bilinse de adını duyuramamış olan küçük pistlerimiz varken kış olimpiyatlarında adımızın duyulması maalesef çok uzak bir ihtimal…

Bugün o çocuklarla birlikte kayak yaptık. Fotoğraf ekleyemiyorum çünkü 32 dişimizi göstere göstere kaymaktan fotoğraf makinesini almak için arabaya kadar gidemedim bir türlü… Çocukların (“Ya düşersem” korkusununu henüz yenememiş olan 1 tanesi hariç) hepsi öyle mutlu ve kaymayı başarabildiği için öyle gururluydu ki!

Keşke çocuklara daha çok fırsat yaratabilsek… Sokaklarda ziyan olan o çocukları yetenekleri doğrultusunda yönlendirebilsek…

Reklamlar

>Bilişimde Gelecek Var!

>

 
Evet, gelecek bilişimde ama ülkemizin öyle bir gelişime ihtiyaç duyduğu düşünülmüyor ki Bilgisayar (Bilişim Teknolojileri) dersi artık kademe kademe kaldırılıyor… Çocuklarımızı her türlü bilgi ve gelişmeden uzak tutmak için önce notla değerlendirimesi engellenen bilgisayar dersi bu yıl gelen bir yazı gereği 4. ve 5. sınıflarda artık okutulmayacak.

13 yaşına kadar bilgisayarlarını ve interneti başıboş kullanacak olan öğrenci 6. sınıfa geldiğinde ona internetin, bilgisayarın oyun oynamak, “feys”, “meeseenee” ve hazır ödev indirmek dışında işlevleri de olduğunu anlatacağız. Yıllardır saatlerce oyun oynamaktan bağımlı olmuş, internette etik gözetmeden başıboş dolaşmış öğrenci o yaştan sonra “bilgi” “gelişme” “etik” “sağlık”gibi kavramlarla ilgilenir mi dersiniz?

“Ders”lerin kaldırılıp yerine saatlerce “Serbest etkinlik” konduğu, öğrencilerin çok düşük seviyelerle mezun edildiği, her türlü olumsuzluğun öğretmene yüklendiği, öğrencinin “saygı” kavramını çoktan kaybettiği bu eğitim sisteminin içinde yer almaktan çok mutsuzum. Mutsuzluğum ve rahatsızlığım dersimin kaldırılmaya çalışılması ve zamanla formatör olmaya zorlanacağım öngörüsüyle daha da arttı…

Eğer siz de “Bilişimin” eğitimin bir parçası olması gerektiğine inanıyorsanız, çocuklarımızın eğitimsiz ve bilinç şekilde bilgisayar ve internet dünyasında başıboş bırakılmaması gerektiğini düşünüyorsanız lütfen destek verin!

Destek vermek için buraya tıklayıp sadece adınız soyadınız ve e-posta adresiniz gibi temel bilgileri yazarak “İmzalıyorum” demeniz yeterli!

Not: Bilişim öyle önemli ki ülkemde, bugün yarın bloglarımız yasaklanacak ve belki de bu yazıyı zaten okuyamayacaksınız…

>Ah Vodafone Ah!

>

Bildiğiniz gibi pazar günü eşim Tanzanya’ya tırmanışa gitti. Cep telefonumuzu Mısır’a giderken yurtdışı kullanımına açtığımız için bu defa arayıp açık olup olmadığını kontrol etmek aklımıza gelmedi bile… Ama tabii acı gerçek Tanzanya saatiye sabaha karşı 4te ortaya çıktı.

İki gündür eşimin telefonu kullanım dışı olduğu için birlikte gittiği ama benim iyi tanımadığım insanların telefonlarını arayıp onların eşimi çağırmalarını bekliyorum… Tabii bir de yorgun oldukları için uyuyor olma ihtimalleri yüzünden utanarak arıyorum her defasında.

Vodafone’u aradığımda bu konuda benim işlem yapmamın mümkün olmadığını, eşimin orada bir telefon bulup kendilerini araması gerektiğini söyledi. Dağda olduğunu, 5 dakika konuşmak için birinden telefon isteyemeyeceğini ve şarjlarını idareli kullanmaya çalıştıklarını söyledim ama kusura bakmayın dediler…

Aslında böyle hareketler yapmam ama beni mecbur bıraktılar =)) Kardeşime durumu anlattım, eşimmiş gibi arayıp hattı açtırdı. Annemler de arkadan onun bilemediği aile sorularının cevaplarını kopya vermiş =))
Kusura bakma Vodafone, sen de kendine göre haklısın müşteriyi korumaya çalışıyorsun, ama biz de sana ayıp olmasın diye 2 hafta haberleşmeden oturup endişeyle bekleyecek değildik ya!

Aklınızda bulunsun, ne kadar emin olursanız olun, “Ben yurtdışına kapattırmadım, hala açıktır” demeyin, mutlaka yola çıkmadan önce kontrolünüzü yapın!