Cennete Gittim

Önceki hafta atladık motorumuza, karadenize doğru ilerledik. Trabzon, Ordu, Samsun, Sinop’u gezerek Safranbolu’ya ulaştık. Lokumları, kuyu kebaplarını lüplettip tekrar yola düştük. Nihayetinde güzel Ayvalık’a ulaştık, Cunda’ya yerleştik 🙂
Eylül ayına kadar kendimi denize, kuma, sakızlı dondurmaya, ballı lora, balığa vermeyi planlıyorum. Bilgisayarım yanımda olmadığı ve ortalama telefonum bloga yazmayı (hatta e-posta okumayı/yazmayı) işkenceye çevirdiği için daha ziyade twitter dan ses veriyorum, orada görüşmek üzere 🙂

Zirvedeydim!

Geçtiğimiz hafta katıdığımız dağcılık şenliğinde,

Bu manzaraya uyandım.

Çimenlere uzanıp huzurla bu manzarayı izledim.

Bu zirveye çıktım. (3549 m)

Zirveden mutlulukla baktığımda bu manzarayı gördüm.

Başarmanın verdiği mutlulukla burada uzanıp gülümsedim 🙂

Deniz tatili çok güzel ve yeri ayrı ama yaz sıcaklarında ilaç gibi gelen, hem sıcaklardan bunalan bedeni hem de bütün yıl çalışıp fazla ısınan ruhu serinleten dağ tatillerinin de yeri ayrı.

Not: Fotoğrafların büyük hallerini görmek için üzerlerine tıklamız yeterli 🙂

Sağlıklı Oje

Aseton tırnak yapısını bozuyor, soyulmasına, güçsüzleşmesine sebep oluyor diye ojelerimi çıkartırken aseton yerine asetonsuz oje çıkartıcı kullanmaya dikkat ettiğimden burada bahsetmiştim. Kısa sürede bu tercihimin faydasını da gördüm zaten. Bir de dikkat edilmesi gereken ojenin içeriğinde bulunabilen zararlı maddeler var, her ne kadar genellikle bizim için renk ve kıvam gibi özellikler maalesef sağlıktan daha öncelikli olsa da…

Son zamanlarda yerli markaların ojeleri arasında en çok severek kullandığım Pastel ojelerin içeriğinde zararlı maddelerin bulunmadığını, üstelik de hayvanlar üzerinde test edilmediğini okuyunca çok sevindim.

Eh, artık birbirinden güzel yaz renklerini iç rahatlığıyla sürüp güzelleşmeye devam 😀

 

“Neredesin Aslı?”

Birden internete girmeyi, dolayısıyla da burada ve twitterda yazmayı bırakınca sık sık bu soruyu duymaya başladım. Bu sorunun cevabı fazlasıyla kişisel ve zor, o yüzden artık dönmüş olduğuma göre nerelerde olduğumu ve neden buralarda olmadığımı geçip buralarda yokken neler olduğunu yazayım 🙂

Geçen süre içerisinde:

* Ankara’ya gittim, bol bol yüzüp gezdim.

* Tahran’ın Damları’nı, Ayşe Kulin’in Hayat ve Hüzün’ ünü okudum.

* Ailelerimizi ağırladım, evde ikiden fazla ses olmasının keyfini hatırladım.

* Gezinim’e Dubrovnik‘ i yazdım, fotoğraflara bakarken buralara gidebildiğim için ne kadar şanslı olduğumu düşündüm…

* Açık havada bol bol yürümeye çalıştım.

* Korkularımın üzerine gitmek için başkaları için manyakça ama benim için gerekli bir sürü şey yaptım. Antrenmanlarım devam ediyor 🙂

* Fotoğraf makineme küstüm, canım değil fotoğraf çekmek makinemi elime almak bile istemedi…

* Eşimin Tanzanya videolarını kendi çapımda montajladım, ortaya çıkana ben bile şaşırdım.

* Kaza yaptım 😦 Bir süredir arabasızım, belirsiz bir süre daha arabasız olacağım…

* Body Shop indiriminden yıl sonuna kadar yetecek yüz bakım ürünü depoladım!

* Bilgisayarımı değiştirdim, Bimeks’e sinir oldum :S

* Bir gün sabahın köründe uyanıp ani bir kararla kahkül kestim! Neyse ki şimdiye kadar kendim kestiğimi anlayan ya da beğenmeyen çıkmadı, hatta okuldaki kahküllü kız öğrenci sayısı patladı 😀
En çok da başım ağrıyana kadar düşündüm… Ne tam, ne eksik, ne doğru, ne yanlış, neyi istiyorum, neyi istemiyorum, neden öyle, neden böyle değil…

İşte böyle geçti zaman 🙂 Bakalım bundan sonrası nasıl devam edecek, ben de merak ediyorum…

(Resim buradan alındı)