>Öyle Bir Geçer Zaman ki…

>Son birkaç yıldır DiziMax ve Cnbc-e dizileri dışında hiçbir diziyi düzenli olarak izlemedim. Ne Ezel, ne Aşk-ı Memnu bir türlü her hafta aynı gün aynı saatte televizyon başına oturacak kadar ilgimi çekmedi…

Dün ise akşamüstü Kanal D’de Öyle Bir Geçer Zaman ki adlı bir diziyle karşılaştım. Eski zamanlarda geçen filmleri de dizileri de sevdiğim için renkleriyle, kıyafetleriyle dikkatimi çekti. Hikaye de 1967’de geçiyor zaten.

Diziyi sonuna kadar izledim, sanırım sonraki bölümlerini de izlemeye devam edeceğim. İnternette Hatırla Sevgili’ye benzetenler olmuş ama bana üniversitedeyken yayınlanan Çemberimde Gül Oya’yı hatırlattı. Bir de doğrusunu isterseniz, hem içimi acıttı hem de gözlerim şişene kadar ağlattı (ama Yaprak Dökümü tarzında değil!)

 Genel olarak konusunu öğrenmek için buraya tıklayabilirsiniz.

İşte Berrin rolündeki Yıldız Çağrı Atiksoy’un masum güzelliğini, başarılı oyuncu bücür Emir Berke Zincidi’yi ve yine “kim ki bu” dedirten oyunculuğuyla Aras Bulut İynemli’yi (Turkcell reklamlarında öğrenciye daire vermeyen emlakçıya “No villareale apartmente kombinitto” derken bile dikkat çekiciydi) görmeniz ve dizi hakkında genel bir fikriniz olması için dizinin fotoğrafları:

>Al Sana Yeni Bir Gençlik Komedisi

>

Şurada bahsettiğim yeni bir kopya dizimiz olan Küçük Sırlar bu akşam Kanal D’de başlamış hayırlı olsun:))

Hanig ucundan tutup ne diyeceğimi şaşırdım, dumur oldum desem en doğrusu olacak galiba!

Chuck yerine Çetin diye bir tip koyup adına Çet demeleri…
Merve Boluğur’un kırmızı rujunun yarısının dişlerinin üzerinde pembe pembe bulaşmış halde durması…
J yerine 1 metre boyunca çilli bir yavrucağın ortalıkta dolaşması…
Sinem Kobal ile dizideki pigmeler yan yana gelince apayrı bir komedi çıkıyor…
Say say bitmez?!

 Of yahu seyrederken ayrı yazarken ayrı içim fena oldu…

Bir de Sinem Kobal mı daha fena bir oyuncu, Merve Boluğur mu; işte bakın bu soru günlerce megul eder şimdi beni:P

Yazık bu kadar genç oyuncuya, hepsi de özgeçmişinde bu gubidik diziyi taşımak zorunda kalacak:))

>Taklitler Taklitler Taklitler…

>Dikkat, yazının uzun olmasının nedeni ben değilim. Tamamen esinlenme(!) sever türk televizyonunun etkisi.

Kavak Yelleri Dawson’s Creek’ten esinlenmişti(!)

  Doktorlar Grey’s Anatomy’ den esinlenmişti(!)

My Name is Earl’den esinlenerek(!) çekilen STV dizisi Hakkını Helal Et ise hala gördükçe gülmekten karnıma kramplar girmesine neden oluyor:))

Bir İstanbul Masalı ise diziden diziye esinlenme değilse de filmden diziye esinlenme(!)
Kanal D bu dönem olmuşken 2 (en azından benim fark ettiklerim bunlar) esinlenme birden yapmış. Geçen dönemki kitap uyarlamaları tutunca gaza geldi herhalde!

Hakkını Helal Et’ten sonra herhalde en komiği bu olacak, Gossip Girl esinlenmesiyle Küçük Sırlar. Çok sağlam bombalar bekliyorum bu diziden, çok eğleneceğiz çook!

Kanıt ise CSI ‘dan araklanmış pardon esinlenmiş.
Ne kadar esinlenme sever milletmişiz canım, yaz yaz yoruldum!

>Türk Kendra’sı!

>

Televizyonda Demet Akalın ile eşi Önder Bekensir’in evliliklerini paylaşacağı “Demet Akalın ve Önder Bekensir ile Yeni Evliler”programını görünce aklıma hemen E! kanalındaki Kendra’nın programı geldi. Malum Kendra da evliliğini onlar gibi kameraların önünde paylaşanlardan. Gerçi Kendra ile Demet’in geçmişi benzemiyor ama bir de işe bebek karışırsa programlar çok benzeyecek gibi :))

>

NCIS seyrederken Gibbs’in kamuflaj elbisesiyle Ziva, DiNozzo ve McGee’nin karşısında görünce hüngür hüngür ağladım… PMS nasıl bir belasın sen?!

Ve Marc Harmon, bakıyorum bakıyorum gerçek misin inanamıyorum?!