>Hayat Tatil Olsa!

>

Uzun ve güzel şubat tatili maalesef bitti… Gidişte ve dönüşte uçağım kalkamasa da, ilk hafta Tanzanya’daki eşimi merak ederek geçse de genele bakınca çok keyifli bir tatildi =) Dönem içinde çocuk çığlıkları kulaklarıma, bitmeyen sorunlar beynime işlemişti, hepsi bu tatille silindi gitti…

Pazartesi günü “Doyamadım, keşke biraz daha tatil olsaydı” derken hooop gökyüzünden kar yerine neredeyse kartopu yağmaya başladı! Arabaların kara gömüldüğünü, kocaman bizlerin bile karlarda zar zor yol açıp yürüdüğünü fark eden amcalarımız hemen okulları iki gün tatil etti, salı sabahına kadar karın ağrısından kıvranan benim için sabah bu duyuru tam bir mucize oldu =)

Bu sabaha kadar kar tatilinin tadını çıkartıyordum, 8.35’te arayan müdür yardımcım uyandırmasaydı herhalde öğlene kadar uyuyacaktım… Önce rüya görüyorum zannettim, sonra müdür yardımcımızın kocaman pala bıyıklı yüzünü gözümün önüne getirince fırladım okula geldim…

Bu güzel tatil de buraya kadarmış ne yapalım… Artık ders işlemenin, elde yıkanması gerektiği için bavuldan çıktığından beri bekleyenleri yıkamanın, evi haftasonu gelecek ve 3 gün kalacak misafirlerimiz için hazırlamanın zamanı… Hmmm bir de tatilde aldığım ve paylaşmak istediğim şeyleri fotoğraflayıp bloga ekleyeceğim, tembellikten kurtulabilirsem tabii =))

>Black Swan

>

Black Swan… Siyah Kuğu… Son zamanlarda izlediğim en güzel filmdi. Yaşadığım yerde sinema izleme şansım olmadığı için bilgisayarda izledim ve açıkçası pişman oldum. Bilgisayarda izlemek bile çok etkileyiciydi ama bence eğer fırsatınız varsa sinemada izleyin.

Filmi izledikten sonra Natalie Portman’ın zerafetine, oyunculuğuna, narinliğine, güzelliğine bir kez daha hayran oldum… Aslında basit ve belki de klasik denebilecek bir konunun yetenekli ellerde  beklemediğim kadar güzel bir filme dönüşebileceğini gördüm…

>Pastel

>

Pastel geçtiğimiz aylarda güzel ojeleriyle çekmecemde kocaman bir yer edindi. Özellikle kıvamını ve renk seçimlerini çok seviyorum. Açıkçası Pastel’in oje konusunda FlorMar’dan daha iyi olduğunu düşünüyorum… Hem kıvamı daha güzel ve FlorMar’dan daha uzun süre bu kıvamı koruyor, hem de  renk konusunda daha önden gidiyor. Bendeki renkler:

En sevdiğim renk 75, kahveye de bakan koyu bir gri. Bunun dışında koyu kırmızı renkteki 39’u hem tek hem de kırmızı-mor-sarı pırıltılardan oluşan pembemsi renkteki 66 ile birlikte kullanmayı çok seviyorum =) 19’u ise 4 numaralı kireç beyazı ile birlikte french için kullanıyordum ama bu aralar pek aramız yok frenchle… 23 ise resimde göründüğünden daha koyu renkte ve içinde mavi minik pırıltılar olan bir gece mavisi.

Gelelim gözümü diktiğim 2 yeni renge, her ne kadar yeşil istediğimde şurada bahsettiğim Essie Going Incognito’yu sürsem de 74 numaralı yeşili çok merak ediyorum. Ve bendeki 42 numaralı morun koyusu olan 69 da bulunca alacaklarım arasında. Bulunca alacaklarım diyorum çünkü bizim şehirde maum tek bir yer Pastel oje satıyor, o da ilk mal aldığında getirdiği ojeleri bitirmeden yeni renkler getirmediği için biz burada bir oje almak için bile Ankara’ya İstanbul’a gitmeyi bekliyoruz…

>Yine Avon, Yine Hayal Kırıklığı

>Her alışverişimde “Bir daha Avon’un kataloğuna kanıp bir şey almayacağım” desem de yine dayanamadım, yine hayal kırıklığına uğradım… Promosyonda gelen parfümler daha hafif kokar, gramajı yazmayan ürünler miniminnacık gelir… Avon tarağım dokununca elektrikten çıt çıt ötüyor hemen…Aromalı şampuanını 1 kez kullanabildim zaten, saçlarım kazık gibi oldu, şampuan da direkt çöpe…

Biliyorum Avon’un seveni ve satanı da çok, belki biraz da bazı kremlerin-şampuanların-makyaj ürünlerinin farklı cilt tipterine farklı etki yapmasındandır… 

Katalogta gördüğümde baş parmağıma takmak için 2 çeşit (kalpli olanı zaten gözüm baştan beri tutmamıştı) ince yüzük işte diye düşünmüştüm ama kutuyu açınca “Bir milyoncudan alsam ancak böyle görünürdü herhalde” demekten alamadım kendimi… Özellikle de en alttaki beyaz olan çoook fena =)) Üstelik arkadaşımın yüzüğü ile ölçtüğümde baş parmağıma 3. boy uygun olacak gibi görünüyordu ama o kadar büyük geldiler ki, parmağımdan düşüyorlar… Bir çözüm bulmaya çalışacağım ama sanırım anneme yar olacak bu yüzükler…

>Markafoni’den Saatlerim

>Uzuuun zaman önce Markafoni’deki Full Spot o’clock kampanyasından saat almaya niyetlenmiştim ama “Alsam mı almasam mı?” diye oyalanınca hiç kalmamışlardı. Geçen ay bir kez daha aynı kampanyanın başladığını fark edince denemek için bir saat ve bir kordon sipariş verdim. Sade ve spor saatleri sevdiğim ve sürekli karşıma taşlı-kadınsı saatler çıktığı için “Plastikse plastik” deyip aldım. (Bir de spor yaparken saatimi çıkartmaktan hoşlanmıyorum ama deri saatlerde çıkartmama gibi bir şans kalmıyor maalesef…)

Kırmızısını siyahtan daha çok beğendim, kıyafetime uyduğu sürece hep bunu takıyorum.

Siyahı daha bir plastik plastik görünüyor sanki… Yine de severek takıyorum =)
Saatlerin fiyatları 39.90, kordonun fiyatı ise 14.90. Yani iki tane aldığınızda bir saat 27 civarında tutuyor. Daha çok kordon alırsanız daha da ucuza gelmiş olurlar.
Bir gün bu güzelliklere de ulaşabileceğimi umuyorum, henüz Türkiye’ye gönderim yapmıyorlar =(