>ÇİN MUCİZESİ’NİN ÖZÜ TÜRK MUCİZESİ

>Mehmet Tezkan’ın Milliyet’teki pazar yazısı gözlerim Küçük Emrah bakışları atarken yan yan gülümsetti. Buyrun:

“Sabah kararlı kalktım.. Gündem zorlasa da, siyaset sıkıştırsa da taviz yok..
Bugün pazar..
Bugün tatil.. Bugün siyaset yok..
Ne var derseniz!..
‘Çin Mucizesi’ var.. Bizim kırk yıllık Türk mucizesinin bire bir versiyonu..
*  *  *
Cebinde parası olan, sağlığına düşkün olan beslenmesine titizlik gösterir.. Yeni akımlara hemen uyar..
Biliyorsunuz; yeni bir dalga geldi.. Adına Çin Mucizesi diyorlar.. Varlıklı kesim hemen üzerine atladı.. Anında uygulamaya konuldu..
Bundan böyle boğaza gidip bol mezeler eşliğinde rakı yudumlamak yok.. Beyti Kebap’a uğrayıp etin hasını en kaliteli kırmızı şarap eşliğinde tüketmek de yok..
Kalamar, karides, ahtapot zinhar..
Dondurma da yasak, baklava börek de..
‘Çin  Mucizesi’ kuralı böyle..
Sağlıklı yaşamak için Osmanlı Mutfağı’ndan da uzak durmak gerekiyormuş!..
Biber dolma, yaprak sarma, kuzu tandır, mücver, hünkâr beğendi, sultan aziz böreği, yumurtalı ıspanak baş düşman..
Söylemeye gerek yok; mis gibi tereyağı kokan pilav da yasak, hoşaf da..
*  *  *
Osmanlı uymadıysa Fransız Mutfağı’na uğrasak..
Olmaz!..
En büyük düşman et ve şarap.. Fermente içki ha..
Tukaka..
Oysa üç gün önceye kadar Fransız mucizesi revaçtaydı.. Deniliyordu ki; Fransa’da kalp krizi oranı çok düşük.. Nedeni; Fransızların etin yanında bir iki kadeh şarap içerek kalp-damar sağlığını korumasıdır..
‘Çin Mucizesi’ yalanlıyor; et de yok, şarap da!..
*  *  *
İtalyan?
Ne o makarnalar, soslar falan.. Beyaz unu unut!..
Nedir bu iş derseniz?
Çin Mucizesi diye bir kitap çıktı.. Sağlıklı yaşam için et, süt, yumurta, yoğurt, tavuk eti, hatta balık bile yemeyin diyor..
Tatlı, şeker, un yok..
Peki ne var?.
Fasulye, nohut, mercimek ile sebze serbest.. Mercimeği de gıdımla koyduğun zeytinyağı ile yapacaksın.. Katı yağ aman ha!..
*  *  *
Bu yasaklar da ne ki dersen.. Kafayı daha da sıyırmak istersen, 1.5 milyar lirayı bastırıyorsun kan testi yaptırıyorsun..
Karşılığında sana uygun uzun bir yasaklar listesi veriyorlar.. Artık ne çıkarsa bahtına.. Domates de yasak olabilir, kavun-karpuz da.. Senin için hıyar da zararlı çıkabilir, yeşil erik de..
Sonuç; listedekileri yemiyorsun.. Yemediğin için turp gibi oluyorsun..
*  *  *
Baktım da ‘Çin Mucizesi’ dedikleri yöntem bize yabancı değil.. Bizim kırk yıllık Türk Mucizesi’nin aynısı..
Mesela et..
Kim alabiliyor ki.. Süt, yumurta, peynir hak getire.. Zaten bu topraklarda yaşayanların yarısı mercimek yiyerek, bulgur pilavına kaşık sallayarak büyümüyor mu?     
Bu ülkede çocuklar süt içsin diye okullarda yıllarca süt tozu dağıtılmadı mı? Uzmanlar et alamıyorsanız hiç olmazsa mercimek yiyin demediler mi?
Eee..
Kaç eve kilo kilo meyve giriyor ki..
*  *  *
Anlayacağınız doğuştan ‘Çin Mucizesi’ni uyguluyormuşuz.. Bi yamuğumuz beyaz ekmek.. O kadar kusur olur, valla karnımız doymuyor!..
Gerisi tıpatıp..
Akşam pazar yerlerine gidin, artık sebzeleri toplayan kadınları görürsünüz.. Zeytinyağı para, kıyma para kim alacak.. Sebzeleri haşla ye!..
‘Çin Mucizesi’ de aynı şeyi söylüyor.. Sağlıklı olmak için kıymayı unut diyor..
*  *  *
Şimdi sosyete de bu akıma uymuş.. Demek ki; Altınşehir’deki tek göz evde ne yeniyorsa Bebek’teki lokantada da artık o yeniyor..
Çin Mucizesi en azından sosyal adaleti sağladı.. Gelirin ne olursa olsun mercimek sağ olsun..
*  *  *
Yalnız küçük bir sorun var.. Çin Mucizesi, sağlıklı olmak ve hastalanmamanın formülü ya..
Gidin hastanelere.. Koridorlar ömür boyu mercimekle, bulgurla idare edenlerle dolu.. Ağzına et, süt, yumurta, balık süremeyenlerle, yeterli vitamin alamayanlarla, midesi sırtına yapışanlarla dolu..
Vitaminsizlikten genç yaşta dişi çürüyenlerle, yüzü kırışanlarla, gözü bozulanlarla dolu..
Erken yaşta göçüp gidenler de onlar!..
*  *  *
Çin Mucizesi’ne kafayı takanlara duyurulur.. Türkler bu yöntemi sittin senedir uyguluyor..
Sonuçları ortada.. Teste gerek yok..”

Reklamlar

>Nihat Usta: Trabzon’a Gitme Nedeni

>

Trabzon bizim denizle ve havaalanımız açılana kadar da havayollarıyla en yakın bağlantımız. Şimdiye kadarki Trabzon yolculuklarımızda Akçaabat’taki Nihat Usta’ ya mutlaka uğrayıp midemize bir ziyafet çektik.

Sandık ki Trabzon’da Nihat Usta tek, meğer değilmiş!

Meğer Forum Trabzon’un hemen önünde, 180 derece deniz manzaralı, güzel ve özenle dekore edilmiş güzeller güzeli bir Nihat Usta daha varmış!

Daha biz “Burası ne güzel olmuş!” derken bir akçaabat köftesiyle gözlerimizi kocaman kocaman yaptılar. Dikkat ederseniz ilk şokla köftelere saldırdığımız için onların fotoğrafı yok:))

Üzerine gelen Kaşarlı Levrek Buğulama ise resmen hipnotize etti bizi. Levreğin şu fotoğrafını çekebilmek için büyük mücadele vermem gerekti! Böyle bir lezzet yok…

Bu yukarıda gördüğünüz de kaygana. Bildiğim kadarıyla Trabzon’a özgü. Balık ve köfteden ona ilgi gösteremedik maalesef…

Sırf bu lezzetler için bile Trabzon’a gidilir, üzerine gelen o az şekerli ve bol cevizli tatlı ile de bu yemek şöleni en güzel şekilde sonlandırılır:)

Dip Not: Fotoğraflardaki dirsekler sevgili eşime ait:)) Kıyamadım fotoğraflardan onları kırpmaya!

>İstavrit-zede

>Balık tutmayı da yemeyi de çok ama çoook seviyorum. Hani klasik olarak denizden babam çıksa yerim derler ya, işte öyle.

Ama bu istavrit yok mu! Her yediğimde bademciğin üzeri minik minik kılçıklar saplanmış bir şekilde kalıyor ve hatta bazen onlar iltihaplanıyor 😦 Neden bir tek istavrit bana bu kazığı atıyor anlamıyorum ki!

Bu akşam da Trabzondan gelen mis gibi istavritlerimizi yedik ve şu anda boğazımda kılçıklarla oturuyorum… O kadar da dikkat etmiştim halbuki…

>Günün Sürpriz Hediyeleri!

>Pek de iyi  geçmeyen bir günün akşamında kocacığımın eve gelmesini bekledim ve zil çaldı: Bir demet beyaz kasımpatı ve kargo poşeti!

Önce kasımpatılarla ilgilendim tabii:) O bölümü kendime saklayarak poşete geçiyorum:)) Kargo beklemediğim için poşete fazla ilgi göstermedim. Meğer banaymış!

http://www.penguen.com.tr/ adresinden aileme ve arkadaşlarıma mesaj göndermiştim ama “Mısır Kazandınız” gibi bir mesaj hiç gelmemişti. Bu nedenle 6 kutu mısırı görünce hem çok şaşırdım hem de çok mutlu oldum:) Zaten yemekte baget vardı, hemen bir havuç salatası yapıp mısırları kattım. Normalde konserve kullanmamaya çalıştığım için artık mısır yemiyoruz ama ayağıma kadar gelmiş mısırları da yememek olmazdı yani!

Penguen’in mısırının iddiası katkısız, GDO’dan uzak ve Türkiye’de yetiştirilen mısırlardan oluşması. İçeriğinde sadece mısır, şeker ve tuz olduğu yazıyor. Mısırın tadı ve görüntüsü diğer konserve mısırlardan çok farklı. Bir kere bütün mısırlar aynı boyutta değil. Çok fazla fark olmasa da farklı boyutlarda taneciklerden oluşuyorlar. En önemli özelliği ise bildiğiniz haşlanmış mısır tadında olmaları!! Tadı diğer konserve mısırlarla alakasız, yemeğe oturana kadar dayanamadık,salatanın üzerindeki mısırları pıtır pıtır yedik:))

Eğer yeni haşlanmış mısır tadını seviyorsanız ve katkısız mısır arıyorsanız tavsiye ederim çünkü ben ikna oldum:) Hala ikna olmamışlar aşağıdaki GDOsuz ve tamamen Türkiye üretimi mısırlar hakkındaki yazıyı okumaya devam etsinler:))

        “PENGUEN MISIR

         Lezzetten ödün vermeyenlerin ve hayatın yoğunluğu içerisinde pratik, lezzetli ve katkısız gıdalar tüketmek isteyenlerin tercihi olan Penguen Mısır Konservesi ile birbirinden lezzetli yemekler hazırlayıp sevdiklerinizi ve kendinizi mutlu edebilirsiniz.
         Özellikle salata ve garnitürlerin vazgeçilmezi olan Penguen Mısır Konservesi; çorbadan pilava, makarnadan pizzaya ve sandviçlere kadar pek çok yemeğe lezzet katıyor.
         Bütün bu kullanım alanlarının yanı sıra Penguen Mısır Konservesi’ni açıp doğrudan da yiyebilirsiniz . Son yıllarda özellikle gençlerin yoğun bir şekilde ilgisini çeken “Bardakta Mısır” lezzetini, Penguen Mısır Konservesi sayesinde evinize, işyerinize de taşıyabilirsiniz. Damak tadınıza göre; yağ, limon, tuz, peynir ve diğer çeşnilerle Penguen Mısır keyfinizi kendinize özel kılabilirsiniz.
         Konserve sektörünün öncü firması Penguen Gıda, tüm ürünlerinde olduğu gibi mısır konservesini de aynı yüksek standartlarda üreterek tüketicisine sunuyor.
         Penguen Mısır ithal mısır değil. Tamamı Türkiye topraklarında yetişen tatlı mısırlardan üretilen Penguen Mısır Konservesi, tamamen katkısız aynı zamanda çok da sağlıklı…
         Genetik yapısı değiştirilmiş, kısaca GDO’lu ürünleri “kesinlikle” kullanmayan Penguen Gıda, mısır konservesinde de tohumların doğal yollardan elde edilmiş olmasına çok büyük önem veriyor.
         220 gramlık, 340 gramlık ve 3×220 gramlık ekonomik paket olmak üzere 3 farklı ambalaj seçeneğiyle sunulan Penguen Mısır Konservesi’ni Türkiye’nin dört bir yanındaki tüm seçkin zincir marketlerde rahatlıkla bulabilirsiniz.”