Kutu Kutu Pense

Türkiye’de benzer bir uygulama yokken bir gün, yurtdışındaki “aylık olarak bir kutuda deneme ve seyahat boy ürünlerin gönderilmesi” uygulaması bizde de başladı. O günden beri de özellikle bloglarda “…box”, “….kutu” yorumları aldı başını yürüdü! Hatta fazla yürüdü sanki ama neyse 😀

Bu kutulardan beğenilere, kişisel tercihlere, cilt tipine uygun, kaliteli ürünler gönderenler, iletişime önem verenler hemen öne çıktı. Bunlara önem vermeden 20 yaşındaki üyeye kırışık azaltıcı krem gönderenler, saçı boyasız üyenin kutusunu boya koruyucu saç ürünleriyle, beyaz tenli üyenin kutusunu koyu renk ürünlerle dolduranlar, ama bence en çok da “vazgeçtik fiyatı artırıyoruz” diyenler hooop gözden düştüler…

Kutuların en çekici yanı sürpriz faktörü bence! Gönderim tarihine kadar içinden ne çıkacağını bilmemek, kargocu kutuyu uzatırken heyecanla kapağın açılacağı anı beklemek 🙂

İlk başlardaki “şu kutu da var, bu kutu da var, aa bak bu da yeni çıkmış” derken başım döndü ve biraz zaman geçmesini, uygulamaların oturmasını beklemeye karar verdim. İyi ki de öyle yapmışım 🙂 Bir de ilk anda pek düşünmesem de “Benim için bu uygulama uygun mu?” diye düşünmeye başladım.

Genel olarak fiyatlar 19 tl ve bazı kutulara baktığımda “Evet bu fiyata fazlasıyla değer” diyorum. Ama her ay 19 tl’ye küçük sürpriz ürünler mi isterim yoksa seçeceğim tek bir ürünü alıp doya doya kullanmak mı? Mağazalardaki stand görevlileri problem çıkartmayı bırakırsa benim tercihim kesinlikle 2. seçenek!

Gelelim geçen hafta elime ulaşan kutuya! Evet ben de burada bir kutu göstereceğim, hala kararsız-kutusuz olanlar varsa diye :))

Aşağıdaki fotoğraflar Luxybox’a ait. Genel olarak açıklamak gerekirse pembe, tatlı bir kutuda geliyor. İçinden daha kapağı açarken hoş bir koku almaya başlıyorsunuz ve pembe kağıda sarılmış, incilerle süslenmiş paket karşımıza çıkıyor. Bu kutu blog yazarlarına giden standart kutu olduğu için yaş-cilt v.b. özelliklere göre düzenlenmiş değil. Üye olanlar için bu özelliklere göre düzenleme yapılacaktır diye tahmin ediyorum. Üyelik adresi http://www.luxybox.com/ şeklinde. Gerisini fotoğraflar göstersin 🙂

 

 

 

Akbank Wings’in Sanal Kanatları

Geçtiğimiz aylarda “Sık sık uçakla seyahat ediyoruz, bari bir mil kartımız olsun da mil kazanalım” dedim, başladım mil puan veren kartları araştırmaya. Sonunda yıllardır çeşitli uygulamalarını kullandığımız Akbank’ın Wings kartını almaya karar verdim. Hem de en sık uçtuğum Ankara Esenboğa Havalimanı’ nda bir tek Wings’ in  Lounge hizmeti vardı, daha ne olsundu? Zaten yurtdışı uçuşlarında da ailecek birlikte oturmak için Atatürk Havalimanı’ ndaki Wings’ e her birimiz için misafir olarak ödediğimiz 27TL’ler sinir bozucuydu…

Buraya kadar herşey güzel, yıllık kart ücreti olan 100tl kartımızdan çekildi, miller 3’er 5’er birikmeye başladı. Veee bummm….

Geçtiğimiz haftalarda uçağa daha 2,5 saat var diye gittiğim Ankara’daki lounge paldır küldür kapatılmış, kapıda “Wings kapatıldı, isterseniz 15 karşılığında bizim hizmetimizden yararlanabilirsiniz” dediler!

Aradan birkaç hafta geçti ve bugün Atatürk Havalimanı’ ndaki Wings’ e gittiğimizde bu defa da “Sizin kartınız mavi, sadece siyah kartlılara ücretsiz, isterseniz 25tl karşılığında yararlanabilirsiniz” cevabını aldık.

İnsanları bariz bir şekilde kandırıp kredi kartlarını aldırdıktan sonra “kusura bakmayın” diyerek birden tüm uygulamalarını bambaşka bir şeye dönüştüren Akbank, aferin sana! Hangi kanatlardan bahsediyorsunuz merak ediyorum.

Eğer mil kazandıran bir kredi kartı almayı düşünen varsa, bence tutarlı ve hilesiz bir kart seçmekte, Wings’ ten uzak durmakta yarar var.

,

Resim

Özgürlük!

Mahkemenin Blogger için aldığı yayını durdurma kararını bilirkişi durdurdu ve önümüzdeki birkaç gün içinde blog yazarlarının sitelerine kavuşacağı haberi gazetelerde yayınlandı 🙂 Günlerdir o kırmızı yazıyı görmek, sevdiğim yazarları okuyamamak çok can sıkıcıydı… Ne Digiturk ne Google, olan yine blog yazarlarına ve okurlarına oldu…

Dilerim tüm blog yazarları 2 haftadır biriken yazamadıkları herşeyi hemen yazar, buralar yine şenlenir!

Bloguma Dokunma!

Hayatımdaki herşeye adım adım yasaklar geliyor… Şimdilik bu yazıyı okuyabiliyorsunuz belki ama yakında blogspot aracılığıyla okuduğunuz tüm yazılar, tüm bloglar, tüm hikayeler, tüm emekler uçup gidecek..

Blog yazıyor olmanıza gerek yok, gittiğimizde hayatınızda ufacık da olsa bir eksiklik hissedecekseniz lütfen bizi destekleyin! Facebook’ta “Bloguma Dokunma” grubuna üye olarak ve / veya twitterda #blogumadokunma diyerek yanımızda yer alın!

Bilişimde Gelecek Var!

 
Evet, gelecek bilişimde ama ülkemizin öyle bir gelişime ihtiyaç duyduğu düşünülmüyor ki Bilgisayar (Bilişim Teknolojileri) dersi artık kademe kademe kaldırılıyor… Çocuklarımızı her türlü bilgi ve gelişmeden uzak tutmak için önce notla değerlendirimesi engellenen bilgisayar dersi bu yıl gelen bir yazı gereği 4. ve 5. sınıflarda artık okutulmayacak.

13 yaşına kadar bilgisayarlarını ve interneti başıboş kullanacak olan öğrenci 6. sınıfa geldiğinde ona internetin, bilgisayarın oyun oynamak, “feys”, “meeseenee” ve hazır ödev indirmek dışında işlevleri de olduğunu anlatacağız. Yıllardır saatlerce oyun oynamaktan bağımlı olmuş, internette etik gözetmeden başıboş dolaşmış öğrenci o yaştan sonra “bilgi” “gelişme” “etik” “sağlık”gibi kavramlarla ilgilenir mi dersiniz?

“Ders”lerin kaldırılıp yerine saatlerce “Serbest etkinlik” konduğu, öğrencilerin çok düşük seviyelerle mezun edildiği, her türlü olumsuzluğun öğretmene yüklendiği, öğrencinin “saygı” kavramını çoktan kaybettiği bu eğitim sisteminin içinde yer almaktan çok mutsuzum. Mutsuzluğum ve rahatsızlığım dersimin kaldırılmaya çalışılması ve zamanla formatör olmaya zorlanacağım öngörüsüyle daha da arttı…

Eğer siz de “Bilişimin” eğitimin bir parçası olması gerektiğine inanıyorsanız, çocuklarımızın eğitimsiz ve bilinç şekilde bilgisayar ve internet dünyasında başıboş bırakılmaması gerektiğini düşünüyorsanız lütfen destek verin!

Destek vermek için buraya tıklayıp sadece adınız soyadınız ve e-posta adresiniz gibi temel bilgileri yazarak “İmzalıyorum” demeniz yeterli!

Not: Bilişim öyle önemli ki ülkemde, bugün yarın bloglarımız yasaklanacak ve belki de bu yazıyı zaten okuyamayacaksınız…