Geleceğin Yıldızı:Dilay!

Bugün blogumun yazarı geleceğin yıldızı, 8 yaşındaki Dilay Namlı. Dilay bizlerle  UNICEF yararına Roche tarafından düzenlenen ‘Geleceğin Yıldızı Sensin! Ne Olmak İstersin?’ resim yarışmasına katıldığı resmini paylaşıyor.

Dilaycım, bu güzel resim için çok ama çok teşekkür ederim! Dilerim gelecek yıllar sana bol bol mutlulukla beraber hayallerindeki tüm başarıları ve güzellikleri getirir!
Dilay’ a öpücükler ve hepimize mutlu bayramlar!

 

Mendil Satmaktan Olimpiyatlara

Yaşadığım şehirde yaklaşık bir aydır “dezavantajlı” öğrencilere haftasonları ücretsiz kayak kursu veriliyor. Üniversiteden hocaların “Bu şehir kayak için bu kadar elverişliyken bu çocuklara neden fırsat veremiyoruz” düşüncesiyle oluşturdukları bir proje bu. Maddi ya da manevi problemler yaşayan öğrenciler her hafta yepyeni kayaklarını alıp yüzlerinde kocaman gülümsemelerle vızır vızır kayak yapıyor! Türkiye’nin Sarıkamış, Palandöken, Uludağ, Davraz, Kartepe gibi tanınmış olan ve aslında birçok ilimizde de halk tarafından bilinse de adını duyuramamış olan küçük pistlerimiz varken kış olimpiyatlarında adımızın duyulması maalesef çok uzak bir ihtimal…
Bugün o çocuklarla birlikte kayak yaptık. Fotoğraf ekleyemiyorum çünkü 32 dişimizi göstere göstere kaymaktan fotoğraf makinesini almak için arabaya kadar gidemedim bir türlü… Çocukların (“Ya düşersem” korkusununu henüz yenememiş olan 1 tanesi hariç) hepsi öyle mutlu ve kaymayı başarabildiği için öyle gururluydu ki!
Keşke çocuklara daha çok fırsat yaratabilsek… Sokaklarda ziyan olan o çocukları yetenekleri doğrultusunda yönlendirebilsek…

Mutluyuz, Umutluyuz! Gibiyiz…

Bugün sizin için sıradan bir gün olabilir, özellikle de çocuğunuz yoksa. Ama tüm öğrenciler ve bizim gibi hala öğrenci gibi zilin çalmasına kaç dakika kaldığına bakmaktan, tatil için gün saymaktan vazgeçmemiş olan öğrenci ruhlu öğretmenler için sevinçten zıp zıp zıplama zamanı =D

Birazdan karneleri veriyoruz veee sonraki 2 hafta özgürüz! Bütün bir dönem biriktirdiğimiz sinirleri, stresleri, hayal kırıklıklarını ve başarısızlıkları unutup 2 hafta sonra ilk dönemi sadece eğlenceli ve başarılı bölümlerden ibaret gibi hatırlayarak geri döneceğiz =) En azından ben öğrencilerime böyle yapacağımızı söyleyip (ellerindeki karneler kötü olsa da) eve ikinci dönemden umutlu göndereceğim…

Laf aramızda, bu iki haftada, sadece dün sabahki şıpır şıpır akıttığı kanla ortalığı kırmızıya boyayan çocuk kafasını ve morarmış şiş gözleri unutsam yeter bana… Küçücük 4 çocuğun vahşi kavgasını unutmak için 2 hafta yeter mi bilmem ama…

Civcivler

Bugün bütün Türkiye’de minik civcivler anasınıfına ve ilkokula başladı. Hepsi küçücük, heyecanlı ve sevimliydi!

Okula dair ilk anılarına cumburlop dalmak istemediğim için sadece kapıdan merhaba deyip onları öğretmenleriyle başbaşa bıraktım.

Fotoğraflarda görünenler ise okul çıkışı almak için ailesi ilk günden geç kalan çocuklar…